TASAVVUR

Öz’lüyorum neyi özlediğimi bilmeksizin. İşbu ýüzden ara sıra şiir de yazıyorum. Şanırım şiir başlangıçta şairin dahi farkına varamadığı bir tasavvur olarak bilinçte bekliyor ve şair şiiri yazdığını sadece zannediyor. Peki şiir şairin zihninden görünür alana çıktığında yaratım süreci tamamlanıyor mu ? Zannediyorum ki hayır. Şair çocuğunu doğuran bir anne gibi şiirini tanıyıp onunla ilişki kurmadığı sürece… Bu sekilde şiir bir zamanlar tasavvur olarak olarak gizlendiği zihinle bütünleşip gerçek anlamını kazanıyor. En başa geri döneyim-yazmak nerdeyse arkeolojik bir kazı bu yüzden sanırım benim için heyecan verici-şirin gizli bir tasavvur olarak varolduğu ana. Tam da bu evrede tasavvuru var eden hammaddeyi araştırıyorum. Duygular mı ? Daha da ince bir şey… Duyguyu ve ve bu hammaddeyi ayrıştırmak mümkün mü? Ne ile ? Duygu ve hisleri ayırdığımda geride kalan madde illk haliyle hala aynımı ? Aklım burda işlemiyor. Yoluma ne ile devam edebilirim ? En fazla sanat olmalı.Bir tür müzik, düşünmek için kelimeleri değil de müziği kullanmak gibi. Ağaçların konuşması gibi bencileyin. Edatsız bağlaçsız dualistik olmayan bir dil notalardan ibaret bir frekans….Zeminimdeki toprak incelip yumuşadıkça ayaklarım ağırlaşıyor ve adım atmakta zorlandığımı farkediyorum. Ayakkabı olmadan burada yürümek zor ancak toprağı ancak çıplak ayaklarımla hissedebiliyorum. Buraya kadar. “Bana cevapları verme, beni cevaplara götür.” demiş birisi. Ne de güzel demiş.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s