OYUN GÜNCESİ

Bütün ciddiyetimle oyun oynamak üzere sahile indim.Yarı ıslak zemine oturup avcuma aldığım sulu çamuru sıkılı bulunan seŕçe parmağımı gevşetip yavaş yavaş bırakmak sureti ile suni pi peri bacası inşa ettim. Bir mıddet sonra alttan gelen küçük dalgalar periyi geldiği yere götürırdü. Geri çekilmeye karar verip dalgaların tayin ettiği huduta 40 cm kadar mesafede biçukur kazmaya koyuluyorum. Başlangıçta kolay olsa da çukur kazma ameliyesi gitgide zorlaşıyor. Minik taşlar tırnak içlerime doluşup hafif bir acı verir hale geliyorlar ki tam da bu sırada dipte su beliriyor. Ben kazdıkça yukarıda biriken toprak minik havuzumu tekrar dolduruyor, ne kadar tanıdık. Dostum bunun eğlenceli olması gerekiyordu ! Vazgeçip topuklarım ardıma vura vura denize koşuyorum

Büyük bir gürültü iile kendimi suya atıyorum, başlangıçta bulanan su yavaş yavaş durulup berraklaşıyor. En sevdiğim oyuna geliyor sıra. Dipteki mink kum tepelerinine vuran güneş ışınlarının oynaşmasını seyre dalıyorum. Birileri beni izlese muhakkak surette deli olduğuma hükmeder ancak umrumda değil. Benim oyunların onlarınkinden dahamı az sahici sanki ? Merak ve hevesle çalakulaç açılıyorum. Derinlere gelince kol ve bacaklarımı suya emanet edip sırt üstü uzanıyorum. Güneş kapalı gözlerimin ardında binbir şekle bürünürken uzuvlarım birer deniz yosunu misali salınıyor. Tatlı bir rüyadan ansızın uyanır gibi birden ürperiyorum. Altımdaki su karanlık ve derin artık. Atalarımdan miras aldığım bir ürperti mi bu ? Değilse bir tür kişisel tedirginlik ? Emin olamıyorum. Geldiğim hızla kıyıya avdet ediyorum. Ekmek arası tulum ve domates, kestirmeli biraz. Çocukken meditasyon yaptığım-O zamanlar ne yaptığımı bilmiyordum- kıyıda güneşin batışına tanıklık ediyorum. Bu da bir tür oyun sanırım.. Oyun oynamak bireysel saatimizi doğanın ve evrenin zamanıyla senkronize etmek zannımca. Nedendir bilmem zamanla oyun oynamaktan yahut gönlünce oynamaktan uzaklaşıyor insanoğlu. Bunun nedeni masumiyetin yitimi mi ? Üzerinde son kullanma tarihi yazar iken doğmamız mı ? Yaşamak böylesine muhteşem,neşeli ve keyifliyken bu gayriciddiyetsiz ciddiyet niye ? Bir martı geçiyor görüş ufkumdan. Uçmuyor aslında , kanatlarını rüzgara gore ayarlıyor aniden hızını arttırıp yukarı doğru süzülüyor. Sevgili Jonathan, bana da bir tüy versen… Kulaklarımın ardına yahut şapkama takarım hem, belki boynuma da asarım özgürlüğün nişanesi…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s