Yazar: Thomasdurağı

PUSLU KITALAR ATLASI

Puslu Kıtalar Atlası'nın "Yeraltı"sı Bünyamin'in yolculuğunun bu kısmında ona Verdapet ona yoldaşlık eder. (Ermeni müziğin babası olarak kabul edilen Verdapet ; Kütahya doğumludur. Türkçe,Kürtçe,Ermenice bir çok türküyü derlemiş olan kompositör 1915 olayları sırasında Halide Edip tarafından himaye edilmiştir.) Kitaptaki bu bölümün sınaması sekiz köşeli yıldız şeklindeki kaleden bir casusu kaçırmaktır. Yazar kalede yalnızca bir casus … Okumaya devam et PUSLU KITALAR ATLASI

DELİ ABDİ

Kitaplarım geldi. geldi. Hemen kutuyu açıp ellerimi dolaştırıyorum. Üzerlerine kokumu sindirip sahipleniyorum onları kedi misali. İçgüdüsel olarak cekildiğim birtanesini çekip alıyorum: "Gölgene sahip çık." Aklıma ilk gelen düşünce tabiki gölgeme sahip çıkmalı onu kontrol etmeliyim oluyor. Neden sonra uyanıyorum, bence yazar bunu söylemek istemiyor. Gölgemizle bütünleşmekten bahsediyor olabilir. Öyle ya gölge bir anima gibi. Hem … Okumaya devam et DELİ ABDİ

Korpus Kallazum

Uyku ile uyanıklık arasında kafamı kaldırıp karşımdaki aynaya bakıyorum. Ters giden bir şeyler var, ışık bulanık ve suretim bulanıklaşıyor. Dudaklarım gitgide birbirine bitişip kaynaşırken burnum düzleşiyor, suretimi yitiriyorum. Birden aynanın diğer yanından saçını tarayarak boş gözlerle bana bakan kendimle karsılaşıyorum. Beni görmüyor. Bağırmak istiyorum , sesim çıkmıyor , korkuyla karışık bir hınçla aynayı yumrukluyorum. Arkasını … Okumaya devam et Korpus Kallazum

Müsenna Vav

Yeryüzünü zehirlemeye yetecektek damlasıİnce boyunlu , kırık gözyaşı şişesilisanımınBacaklarım karnımda yanüstükıvrım kıvrım kıvrıldımÜşenmedim,Dikişsiz bir takım ısmarladımzira ciddiyet gerektirÖlünmez çizgisiz pijamalar içindeDilim müsenna vav kelepçeliağzımın içinde derdest olupLal'e dönmüşken kanımBu şarabı dökecek kap da yokgerçi haramdır.OluversinDört eyvanlı geniş bir yer bulupSusarız karşı gökyüzüneSusarız…

TOT

Got ist totdiye buyurdu kalın dudaklı adamGot ist totbağrıştı kalabalık ölümüneGot ist totbaşaşağı devirdi Sezar başparmağınıTot , Tot , TotMitralyöz ve bombalarlaYıkılırken Berlin filarmoniÇınlıyorken kahkahası Santaclause'unYakalandı elleri kanlı OedipusBugünlerde uyuyor herşey herşeyeAnything goes ne de olsaDuvar ardında beklesin negro ve latinoHatta yarıçıplak Vietkong çocuğuMakasla doğranırken dudaklarİnce bıyıklar yerine kondurulduBir kimlik bastılar adıma soğuk damgalıHem afili … Okumaya devam et TOT

KARINCA MASALI

Acem ülkesinde Pehlivan derler bir karınca var idi. Çenesine kuvvetli azmiyle nam salmış bir yiğit olan Pehlivan kırk batman ağırlığında daneleri kaldırır, kırk arşın uzunlugundaki çöpleri cenesiyle dilimlerdi. Kendisine meydan okuyan Nlnice yiğitleri bir hamlede ters vevirip yere vurur idi. Günlerden birgün yere vurdugu bir kızıl karınca söylendi: "Şark obasında Balsultan adlı bir prenses vardır. … Okumaya devam et KARINCA MASALI

Tavus ve Derviş

Vaktaki bir tavus, tavukların içine düşmüş.Kafalarını kumdan kaldırmaz,Yem gagalayıcıGürültücü ve dedikodu ehli kuşlar idiler.Kendi cinsinden kimseleri hiç görmemişti.Tavuklar da onu kıskanır tüylerini yolar dururduTavusçuk daim meyus ve mükedder ikenKara kara düşünür, derdine binbir gam eklerdiYoldan geçen bir derviş onun haline acıyıpKendi güzelliğine bihaber olmasına yandıDedi:Ey Tavus, güzelliğinin sınırı onu gören göz ikenTabiatının sırrı kendi sırrında … Okumaya devam et Tavus ve Derviş

KAPTANIN SEYİR DEFTERİ

Dünyanın sonuna doğru çıktığımız seyahat nihayete ermek üzere. En son ne vakit bir kara parçasına uğradığımı dahi unuttum. Tayfam da birer birer beni terk etti. En baş, yüzü devamlı gülen elleri cebinde dolaşan o küçük çocuk gitti sonra sırasıyla benim yaşıma dek diğerleri. En yaşlımız dahi yolculuğun şiddetine dayanamayıp ardılları benim yaşıma değin sırasıyla indiler … Okumaya devam et KAPTANIN SEYİR DEFTERİ

YARGIÇLARIN VASİYETNAMESİ

Üçyüz tilkinin kuyruğuna yanan dallar bağlayıpAteşe verdiğim şehrinBır eşeğin çene kemiğiyle dövdüğüm ahalisiYargıladı beniEn çok da İbraniler, DelilaHoyratça ittiğim dorik sütunlarınGamalı yiv izi avuçlarımdaBu çağ Delila, bu zamanÖküz başlı bir antilop , çayırlarda tedirginTitreyen kulaklarını ölüme kabartmışDoludizgin savaş arabalarının koşumları…Hedefine ulaşamayan bir kağnınınTelaşına denk.Delila,Münzevi fikirler doğuyor içimeHırsızlama bakışlarla çaldığım suretinCanıma eziyet eden bir diken ikenVeYükte … Okumaya devam et YARGIÇLARIN VASİYETNAMESİ

MÜNTEHİR ŞİİR Müntehirdi…Adsız , bir müntehirdi…Zira bir eğlence olsun diye çıkarıldığıHuş ağacından yapılma idam sehpasınıTekmeleyivermişti….Hangi sandalyeye otursa havada kalan ayakları sallanıyordu şimdi boşlukta yılankavi helezonlar çizerken medyunu umumiye nazarındaKimsesiz mezar taşlarına has alaturka yalnızlığı da boynunda asılı bir yaftaydı.Aynada eskittiği yüzüyle de kesmişti zira selamı ve sabahıBerhayat ancak namurat olan helecanları dinerken iki göğsü arasında.HalenMedyundu … Okumaya devam et