Tavus ve Derviş

Vaktaki bir tavus, tavukların içine düşmüş.Kafalarını kumdan kaldırmaz,Yem gagalayıcıGürültücü ve dedikodu ehli kuşlar idiler.Kendi cinsinden kimseleri hiç görmemişti.Tavuklar da onu kıskanır tüylerini yolar dururduTavusçuk daim meyus ve mükedder ikenKara kara düşünür, derdine binbir gam eklerdiYoldan geçen bir derviş onun haline acıyıpKendi güzelliğine bihaber olmasına yandıDedi:Ey Tavus, güzelliğinin sınırı onu gören göz ikenTabiatının sırrı kendi sırrında … Okumaya devam et Tavus ve Derviş

KAPTANIN SEYİR DEFTERİ

Dünyanın sonuna doğru çıktığımız seyahat nihayete ermek üzere. En son ne vakit bir kara parçasına uğradığımı dahi unuttum. Tayfam da birer birer beni terk etti. En baş, yüzü devamlı gülen elleri cebinde dolaşan o küçük çocuk gitti sonra sırasıyla benim yaşıma dek diğerleri. En yaşlımız dahi yolculuğun şiddetine dayanamayıp ardılları benim yaşıma değin sırasıyla indiler … Okumaya devam et KAPTANIN SEYİR DEFTERİ

YARGIÇLARIN VASİYETNAMESİ

Üçyüz tilkinin kuyruğuna yanan dallar bağlayıpAteşe verdiğim şehrinBır eşeğin çene kemiğiyle dövdüğüm ahalisiYargıladı beniEn çok da İbraniler, DelilaHoyratça ittiğim dorik sütunlarınGamalı yiv izi avuçlarımdaBu çağ Delila, bu zamanÖküz başlı bir antilop , çayırlarda tedirginTitreyen kulaklarını ölüme kabartmışDoludizgin savaş arabalarının koşumları…Hedefine ulaşamayan bir kağnınınTelaşına denk.Delila,Münzevi fikirler doğuyor içimeHırsızlama bakışlarla çaldığım suretinCanıma eziyet eden bir diken ikenVeYükte … Okumaya devam et YARGIÇLARIN VASİYETNAMESİ

MÜNTEHİR ŞİİR Müntehirdi…Adsız , bir müntehirdi…Zira bir eğlence olsun diye çıkarıldığıHuş ağacından yapılma idam sehpasınıTekmeleyivermişti….Hangi sandalyeye otursa havada kalan ayakları sallanıyordu şimdi boşlukta yılankavi helezonlar çizerken medyunu umumiye nazarındaKimsesiz mezar taşlarına has alaturka yalnızlığı da boynunda asılı bir yaftaydı.Aynada eskittiği yüzüyle de kesmişti zira selamı ve sabahıBerhayat ancak namurat olan helecanları dinerken iki göğsü arasında.HalenMedyundu … Okumaya devam et

NİM SOFYAN SEMAİ

Biliyorum,Artık gelmeyeceksin.Kılıç artığı bir kalpleMüteşebbis leylekler tarafından getirildiğim KapındanTek fırça darbesiyle süpüreceksin beniKürdili hicazkar damlalar kaçacak gözümeYayımlanacak gene 123 sayılı bir genelgeAltında ezildiğim ayak sesleriniÖperek kaldıracağım yüksek bir yereEy hayatHeyhatÇıkılacak dağ olmadığı gibiArtıkİnilecek düzlük de yokEy hayat, ey musiki, eyDüm tek,düm teke düm tekNim sofyan bir semaiAğır aksak ağlayasım varHazır kulaklar sağırken bağırasımÖğür, öğür vurarak … Okumaya devam et NİM SOFYAN SEMAİ

NEDEN ARTIK ŞİİR YAZILAMAZ ? -2-

Türkçe mythos'unu yitirmiştir. Zorunlu olarak aceleyle gerçekleştirdiğimiz mytos'tan logos'a geçiş sürecimiz tabii nedenlerden ötürü eksik halkalar barındırmış ve neticesinde özgün bir logos oluşturma imkanımız olmamıştır. Logos'umuz mythos'umuzun tam bir devamı niteliğinde değildir. Sırasıyla klasizm, romantizm ve realizm etkisinde verilmiş batı edebiyatı eserleri için bu durum söz konusu değildir. Nietzsche'nin 'Tragedyanın Doğuşu' adlı eserinde ortaya koyduğu … Okumaya devam et NEDEN ARTIK ŞİİR YAZILAMAZ ? -2-

KOŞMA

Zülfünü seçtim kendime dar diyeSaydım derdi gamı hemişe kar diyeGeçtim tenimden ezelden bar diyeBüküp boynumu sana vermez miyim Şeyda bülbülüm etme sen ah u zarŞol aleme etmez misin hiç nazarİnsan bu nefsin aşk bazarında satarGonca laleyi sana dermez miyim Saklamaz gayrı beni hiçbir kermanYarden çıkmış katlime kesin fermanÜmmi, olmaz ise derdime dermanAk bayrağım sana germez … Okumaya devam et KOŞMA

MERSİYYE

Yerdeydi ve örtülüydü dört bir yerindenŞahyeşil bir damar açılmıştı bileklerindenMücbir sebeplerden yaşanan hayatıAlınmıştı elinden gene mücbir sebeplerden19 kişi toplanmıştı, 19 kere bağrıştılarBu alalade bir cenaze değil haşa!Kimse görmesin diye yüzünü örttüler19 kere 19 perdeyle…Şimdi ben egemenlerin çağindaPersona Non Grata.HalaCebimde taşıyorumKesik samuray topuzlarını veDört kollu zeybeklerin heybetiniHalaHatırımdadır Lingua FrancaBabilden beriYeni dünyadaUnutulmuş bir maslahatgüzar…

NEDEN ARTIK ŞİİR YAZILAMAZ

Dil bir simülark'tır. İçinde yaşadığımız dünyanın bir simülasyonu olan dil şiirin yapı taşıdır.1.Anlam manayı yoketmiştir.Pek tabiki her yaşayan varlık gibi dilin de bir zekası vardır. Zeka ise yeni durumlara farklı cevaplar verebilme ihtiyacından doğar. İlkin yazının icadı dile pek cok etkileşimde bulunup kendisini geliştirme imkanı verse de dil bir kez daha simüle olmus ve sözlüklerle … Okumaya devam et NEDEN ARTIK ŞİİR YAZILAMAZ

PENCERE

- Bazen farkına varamıyor insan değil mi? - Neyin? - Kendi uçurumunun… - Haklı olabilirsin belki. Peki ne yapmalı da uçurumdan kurtulmalı? - Bir pencere yeterli evlat. - Pencere mi? - Evet, doğru duydun. İçinde büyüyen karanlıklara ışık olacak küçük bir pencere…