MUKAYYED VAKTİ ECEL


Bembeyaz sakalından irice göğsüne doğru inen hatta baktı. Nefesini alırken yükselen kavis verirken sükuna kavuşuyor , boşluk hissi hoşluğa kavuşuyordu
Bir yandan çevresinde toplaşan çocukları bekleşir bulunuyordu. Konuşacak oldu. Sıkılır gibi olarak yüzünü ekşittiti, vazgeçmişti. Safa ile Merve arasında koşup giden , geri dönen , tekrar koşan bir hacı gibi artık nerede olduğu nereye gittiği veya neteden döndüğü önemini yitirmişyi. Salt bir alışkanlıktan-fazlası değil- evlatlarının yüzünfe hayat emaresi gösteren bir sıcaklığa temas etmek için bakındı. Nafile…
İhtiyarın mutlak ölüm saatini kayd altına almak için biraraya gelen topluluk huzursuzdu. En küçükleri Z. huzursuzlanıp kıvranıyor, mırıldanıyor, homurdanıyor , garip cırpınışları ile bir saralıyı andırıyordu:
“Muhayyilede olan gerçekte yok. Yok. Merhamet yok. İnsanlık yok. Muhayyile. Muhayyile. Ölmeli o, ölmeli. Yaşayan son insan ölmeli. Mümkün olan yokolsun. Görmezsek iyi. O zaman yaşamaya devam edebiliriz. Metastas, metastas… “
Topluluk tekrar etti: “Yokolsun, görmezsek iyi. Yaşamaya devam edebiliriz!”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s